Türkiye Gazeteciler Federasyonu tarafından 15-19 Ekim tarihleri arasında Diyarbakır’da gerçekleştirilen GAP Yerel Medya Programı’na katılan Çorum Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeleri Diyarbakır’dan Çorum’a güzel anılarla döndü.
Terör örgütleri ve yandaşlarınca Türkiye’nin hafızasına kanlı terör olayları ile nakşedilmeye çalışılan Diyarbakır’da düzenlenen programa Çorum’dan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şevket Erzen, Başkan Yardımcısı Sadık Örgel ve Muhasip Bülent Özkaleli katıldı.
Valilik tarafından düzenlenen Diyarbakır Gezisi ile başlan programda sırasıyla Eğil İlçesinde medfun bulundukları öngörülen Nebi Hz. Harun, Elyesa ve Zülkif Peygamberler’in (a.s.) kabirleri ziyaret edildi. İçkale, Ulucami, Hasanpaşa Hanı Cahit Sıtkı Tarancı Evi Kültür Müzesi, Ziya Gökalp Müzesi, Kervansaray Otel, Keçi Burcu, Gözü Köşkü gezildi.
Programın üçüncü gününde ise Diyarbakır Ticaret Borsası Salonu’nda açılış konuşmalarının ardından ‘Yoksulluk ve GAP’ konulu panel gerçekleştirildi. Sırasıyla Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Karaca, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, GAP İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil, Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu konuştular.
TGF Genel Sekreteri Erdoğan Kahya’nın yönettiği oturumda, “Kadın, Gençlik, İstihdam”, “Bölgenin Gerçekleri”, “GAP ve Yoksulluk”, “Ekonomi Medyası ve Yoksulluk”, “GAP’ın Stratejik Önemi” konuları ele alındı. Programın son gününde de Mardin ve Midyat’taki tarihi ve kültürel mekânlar gezildi.
Diyarbakır’ın Türkiye’ye katacağı çok şey var
Çorum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şevket Erzen 5 günlük program çerçevesinde bölgeye ilişkin izlenimlerini aktarırken, bölgedeki iller görülmeden yapılan yorumların gerçekçi olmadığını gözlemlediklerini söyledi. Daha önce Siirt, Urfa ve en son porgramla Diyarbakır ve Mardin’i gezip görme imkânı bulduklarını hatırlatan Erzen, “Bölge özellikle Diyarbakır ve Mardin çevresi çok verimli, sulanabilir topraklar haline gelmiş ve bölgeye refah pompalıyor.” dedi.
Erzen, Diyarbakır ve Mardin’le ilgili izlenimlerini şöyle dile getirdi: “Diyarbakır’ın merkezi 1.5 milyon nüfusuyla çok varlıklı ve modern bir kent görünümünde. Cadde ve sokaklarının pisliğini saymazsak, terör yüzünden tedirginlik olmakla beraber, dinine, bayrağına devletine bağlı insanların sayesinde Diyarbakır ilimiz huzuru hakeden bir vatan toprağı. Diyarbakır’ın medeniyet, kültür zenginliği ile Türkiye’ye katacağı çok şey var. Ancak ölümü gösterip sıtmaya razı etme mantığı ile PKK’yı gösterip Kuzey Irak yönetimini onaylamış olmayı da çok tehlikeli buluyorum. GAP üzerinden bölgeye aktardığımız ülke kaynakları bölgeyi çok geliştirmiş ve geliştirmeye devam ediyor. Diyarbakır hem modern bir kent olmuş hem de üniversitesi de çok mesafe katetmiş. Kimi masum isteklerin arkasında da özellikle dil ve kültürel haklar isteyen bazı kesimlerin de art niyetli olduğunu gözlemlemek mümkün. Ama Türkiye’nin birliğini isteyen vatandaşların halen ciddi miktarda olması yüreğimize su serpiyor. Ayrıca Mardin’in tarihi, kültürü, temizliği ve insanlarının sıcaklığı gerçekten büyüleyici. Bu fırsatla bölgeyi Diyarbakır ve Mardin penceresinden görmekten de mutluyum. Bölge, bize anlatılan ya da gösterilenlerin dışında bizzat gidip görmeye değiyor.”